
Kivi,anavatanı olarak kabul edildiği doğu ve güney Çin’ de doğal ortamda kendiliğinden yetişmektedir. Dünyada ilk kez kültüre alındığı ve ilk ticari bahçelerin tesis edildiği ülke ise Yeni Zelanda’dır. Kültüre alınması 60 yıl gibi çok kısa bir süreyi kapsamaktadır. Türkiye de kivi üretim çalışmaları 1988 yılında başlamıştır. İlk olarak Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü tarafından yapılan çalışmalar sonucunda başta Karadeniz bölgesi olmak üzere Marmara ve Ege sahil bölgelerinin kivi yetiştiriciliğine uygun olduğu tespit edilmiştir.
Ülkemizde yılda 10.000 tonun üzerinde kivi tüketilmektedir. Bunun 2.000 tona yakını Ülkemizde üretilmektedir. Geriye kalan kısmı Yunanistan; İtalya ve Yeni Zelanda’ dan İthal edilmektedir.
Kivi çok yıllık bir bitkidir. Dikildikten 3 yıl sonra meyve vermeye başlar. Meyveler çiçeklenmeden yaklaşık olarak 160-180 gün sonra hasat edilir. Dekar başına bitki yoğunluğu 40 ile 50 arasında değişmektedir. Kivi iyi direne edilmiş ve PH’sı 5,5-6,5 arasında olan toprakları tercih eder. Sık ve az miktarda sulanmayı seven bir bitkidir.
Kivinin Tanımı Ve Yayılışı
Kivinin doğal olarak yetiştiği alanlar sahilden takriben 300 m yükseklikten başlayıp, 1400 m rakıma kadar yayılım göstermektedir. Bu yörelerde gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı 15 C’ye kadar varmaktadır. Ayrıca bu ekolojilerde yıllık yağış 1200-1800 mm ve havadaki nem oranı ise p-80 arasında değişmektedir.Doğu Karadeniz bölgesinde ise yıllık yağış ortalaması 1000 mm civarında olup, bu oran doğuya gidildikçe 2400’mm ye kadar varmaktadır. Kivi doğal olarak Doğu ve güney Çin’de yetişen bir türdür.Sarılıcı ve tırmanıcı özelliğe sahiptir. Sarılıcı olmasına karşılık,bunun için özel organları ( sülükleri ) yoktur.Bu türe ait bitkiler iki evciklidir.üniform bir yapı gösterdiklerinden türlerin ayrımı güçtür. Türlerin ayrımı çiçek rengi, yaprak büyüklüğü,şekli, tüylülüğü ile meyvedeki benzer özelliğe göre yapılır. Tür üzerinde çalışmalar bütün üretici ülkelerde yoğun olarak sürdürülmektedir. Kültüre alınması 60 yıl gibi çok kısa bir süreyi kapsamaktadır. Meyveleri ise dışı kahve rengi, içi yeşil ve kabuğu ince tüylerle kaplıdır. Meyvelerin vitamin ve mineral maddelerce zenginliği ve kalori değerinin düşük oluşu, aranan meyve türü olma kimliğini kiviye kazandırmıştır.
Kivi’nin Besin Değeri
Kivi yüksek miktarda C vitamini içerir. Bu yönüyle bir çok meyveden üstündür.
Bu özellik kivi meyvesine değer katan ve aranan bir meyve olmasını sağlayan etmenlerin başında gelmektedir. Bir kivi meyvesi yetişkin bir insanın günlük C vitamini
İhtiyacını fazlasıyla karşılar.
Bitki Özellikleri
Kivi, sarılıcı-tırmanıcı bir bitkidir. Gövde odunsu yapıda olmasına rağmen kendi ağırlığını taşıyamamaktadır. Bunun için telli terbiye sistemlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Kışın yaprağını döken çok yıllık bir bitkidir. Sürgün gelişmesi çok kuvvetlidir.
Kök
Kivinin kökleri saçak köklü ve etlidir. Bazı kökler derine gitse de çoğunluğu toprağın 40 cm’lik üst kısmına yayılmıştır. Kök hacmi toprak üstü organlarına göre daha azdır. Toprak üstü organları geniş olduğundan dolayı fazla su tüketir. Bu nedenle kök bölgesi sürekli nemli tutulmalıdır. Kivinin kökleri kuraklıktan zarar gördüğü gibi aşırı sudanda zarar görürler. Taban suyunun yüksek olduğu yerlerde bahçe kurulmamalı
Çünkü böyle yerlerde köklerde boğulma görülür. Kökler kivi bitkisinde en çok hasar görmeye müsait kısımlardır. Bunun yanında kendilerini hızla yenileyip çoğalma özelliğine sahiptirler. Derin, hafif ve süzek topraklarda kökler daha derinlere inmekle beraber geniş bir dağılım göstererek, topraktaki bitki besin elementlerinden daha fazla yararlanmaktadır.
Gövde ve Sürgünler
Gövde odunsu olmasına rağmen ince kabuklu ve sarılıcı bir yapıya sahiptir.
Genç yaşlarda gevşek ve kırılıcıdır. Gövde kendi ağırlığını taşıyamadığından Telli terbiye sistemlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Ayrıca yeni kurulan bahçelerde dik ve düzgün gövde oluşturmak için gövdenin herekle desteklenmesi gerekmektedir. Verim yaşındaki kivinin gövdesi -13 C nin altındaki sıcaklıklarda çatlayarak zarar görebilir.
Dikimden sonra şekil budaması yapmak gerekir. Yan dallar düzenli bir şekilde terbiye edilirse bitkinin gelişmesi ve verimi daha iyi olur.
Sürgünler iki ve daha yaşlı kollardan çıkar. İlkbaharda süren genç ve taze sürgünlerin, odunlaşması yaz ortasında (Temmuzun ikinci yarısında) başlar yaprak dökümünde son bulur. Sürgünler uygun koşullarda 5-7 metre boylanabilmektedir. Sürgünlerin uç kısmı sarılıcı kahve renkli ve tüylüdür. İyi meyve veren sürgünlerin boğum araları daha kısa, belirgin, dolgun olmaktadır. Ana dallar üzerinde boğum araları uzun, çapları geniş, boyları uzun ve dik büyüyen sürgünler ise obur dalları oluşturmaktadır. Yaz budaması esnasında bu obur dalların çıkarılması gerekmektedir.
Göz, Yaprak Ve Çiçek Yapıları
Gözler bir yaşlı sürgünler üzerindeki yaprak koltuklarından çıkarlar. Gözler verimli veya verimsiz olabilir. Verimli gözlerde meyve taslakları bulunur. Verimsiz gözlerde yalnız sürgün ve yaprak taslakları vardır. Gözlerin verimli veya verimsiz olması tamamen bir yıl önceki gelişme şartlarına bağlıdır. Eğer bir önceki yıl yapraklar yeterince güneşlenmiş, topraktan yeterli düzeyde su ve besin maddesi almışsa o yıl yeterli düzeyde meyve almak mümkündür. Verimli gözlerin patlaması ve çiçek salkımları oluşturması için kış dinlenme döneminde (7 C nin altında) 600-800 saat kadar bir soğuklamaya maruz kalması gerekir. Soğuklama ihtiyacı karşılanmamış gözler patlayıp çiçek açsa bile bu çiçekler dökülür ve meyve oluşmaz.
Yapraklar sürgün üzerindeki boğumların dip kısmından çıkar. Yaprakları açık yeşil renkli ve kalp şeklindedir. Yaprakların alt yüzeyleri tüylü, kenarları dişlidir. Yetişkin bir kivi bitkisinde 2000-3000 adet yaprak bulunur. Fazla yapraklı olmasından dolayı fazla su tüketir. Bölgemiz şartlarında kivi yaprakları Aralık ayının başlarında dökülür.
Kivi meyvesinde çiçekler yaprak koltuklarında oluşurlar. Çiçekler yapıları itibariyle birbirlerine benzeseler de iki evcikli olup, erkek çiçeklerde yumurtalık, dişi çiçeklerde ise polenler aktif halde değillerdir. Erkek çiçekler 3 güne kadar canlılıklarını muhafaza ederlerken, dişi çiçeklerde bu süre 10 güne kadar uzamaktadır.
Meyve
Kivi meyvesi döllenmiş çiçekteki yumurtalığın gelişmesiyle oluşur. Döllenme ile olgun meyve arasında geçen süre 20-24 haftadır. Meyvenin ağırlığı 40gr ile 160gr arasında değişir. Meyve şekli silindirik oval dır. Meyve kabuğu açık kahverengi, üzeri ince ve kısa tüylerle kaplıdır. Meyve kalitesi yönüyle en iyi çeşit Hayvard çeşitidir.
Kivinin Ekolojik İstekleri
Verimli bir bahçe kurmak ve bu verimliliği uzun yıllar devam ettirebilmek için kivi bahçesi tesis edilecek yerin seçiminde gerekli titizliğin gösterilmesi zorunludur
Yer seçiminde yörenin iklim ve toprak yapısı, daha önce yetiştirilen ürünlerin çeşidi, sulama suyunun kalitesi ve yeterli olup olmama durumu gibi faktörler mutlaka dikkate alınmalıdır.
Kivi, farklı çevre koşullarına uyma yeteneği fazla olan bir bitkidir. Bölgemizde de bazı bahçelerde çay ve fındık ile birlikte yetiştirildiği görülmektedir.
İklim İsteği
Genel olarak kivi yetiştiriciliğinin yapıldığı alanlar kışları ılık, yazları sıcak ve nemli yörelerdir. Dünyada kivi üretiminin yapıldığı alanlardaki yıllık sıcaklık ortalaması 12-16 C arasındadır. Doğu Karadeniz bölgesinde yıllık sıcaklık ortalaması
14 C civarındadır.
Kivide vejetatif faaliyetler 8 C ve üzerindeki sıcaklıklarda görülür. Bunun altındaki sıcaklıklarda kök sürgünü ve vejetatif faaliyetler durur. Don olayları kivi yetiştiriciliğini kısıtlayan en önemli etmenlerden biridir. Körpe ve yeni oluşmuş sürgünler 0 C nin altındaki sıcaklıklarda kısa süre içinde zarar görürler
İlkbahar geç donlarının olduğu yörelerde, en uygun araziler güneye bakan hafif meyilli arazilerdir Sonbahar donları kivi için çok önemli değildir. Yüksek sıcaklıklarda bitkide meydana gelecek aşırı su kaybından dolayı bitkinin su ihtiyacının daha sık ve düzenli olarak karşılanması gerekir. Rüzgar önemli bir etmendir şiddetli esen rüzgarlara karşı rüzgar kıranlar yapılmalıdır.
Yağış da kivi için çok önemlidir, 8-9 ay süren vejetasyon döneminde topraktan 800-1400 mm su tüketilir. Bu su isteği Doğu Karadeniz Bölgesinde yağmurlardan karşılanmaktadır. Diğer bölgelerde sulama suyuna ihtiyaç vardır.
Toprak İsteği
Kivi, organik maddece zengin, iyi drene edilmiş ve PH’sı 5,5-6,5 arasında olan toprakları sever. Tuza karşı toleranslı değildir. Kivinin bölgemize uyum sağlamasının bir nedeni de topraklarımızın asitli oluşudur. Suyu fazla tutan killi topraklar kivi yetiştiriciliği için uygun değildir. Kivi tesisinin kurulacağı bahçelerde taban suyu seviyesinin 90 cm den aşağıda olması gerekir. Taban suyu seviyesi yüksek ise drenaj boruları döşeyerek durgun su araziden uzaklaştırılmalıdır.
Fidan Üretim Teknikleri
Kivi çoğaltılması kolay olan meyve türlerinden biridir. Diğer meyve türlerine uygulanan hemen her türlü vejetatif çoğaltma şekli kivide de kolayca uygulanabilmektedir. Kivi tohumla çoğaltılabildiği gibi aşı, çelik ve doku kültürü yöntemleri ile çoğaltılabilmektedir.
Bahçe Tesisi
Çok yıllık bitkilerde başlangıç da yapılacak hatanın giderilmesi zaman ve emek alır. Bu yüzden başlangıçta her şeyi ayrıntılı olarak düşünmek ve hazırlıkları ona göre yapmak gerekir. Bu hazırlıklar içinde yer seçimi, toprak yapısı, fidan seçimi, dikim aralık ve mesafeleri, tozlayıcı bitki oranı, dikim planı, destek sistemi unsurları, rüzgar kıran tesisi, sulama suyu ve tesisi yer almaktadır. Optimum şartlarda bir dekar kivi bahçesinden 2-3 ton ürün elde edilmektedir. Bugün ki birim fiyatlarla bir dekar kivi bahçesinden yıllık 4000 YTL net kazanç elde edilmektedir.
Akçaabat ta Kivi Yetiştiriciliği
İlçemizde kivi yetiştiriciliğine Alternatif ürün projesi kapsamında 2001 yılında başlanmıştır. Önceki yıllarda üreticiler daha çok muhtelif dikimler yapıyor, ekonomik anlamda gelir getirici kapama bahçeler mevcut değildi.
2001 yılı ve sonraki yıllar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, İl Özel İdare müdürlüğü destekli projeler uygulamaya konulmuş ve 1 dekardan az olmamak üzere Yalova dan temin edilen doku kültürü fidanlarla kapama kivi bahçeleri tesis edilmeye başlanmıştır. S.Y.D.Vakfı destekli olarak yapılan projelerin yıllara göre dağılımı;
2005 yılı 33 dekar
2004 yılı 20 dekar
2003 yılı 22 dekar
2002 yılı 11 dekar
2001 yılı 25 dekar
Şeklinde olup toplamda 111 dekardır.Ancak bu değer içine çiftçilerimizin İlçe Tarım Müdürlüğümüz kontrolü altında kendi imkanları ile yapmış olduğu kapama bahçeleri de koyarsak 111 dekarlık alan 200 dekar seviyesine ulaşacaktır.





